BİRLİK ÇALIŞTAYI 2009



TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞININ YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR GÖRÜŞLERİ

16.02.2010
TZYMB’NİN
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞININ YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR GÖRÜŞLERİ

Tarım, bütün ülkeler için çok önemli, vazgeçilemez, stratejik bir sektördür. Tarımda amaçlanması gereken toplumun artan ve çeşitlenen gıda ihtiyacını karşılayan, gıda güvencesini sağlayan, toplum sağlığını koruyucu gıda güvenliğini amaçlayan, tarıma dayalı sanayiye hammadde sağlayan, ihracatta rekabet gücünü ve istihdamı artırıcı ve tarım alanında iştigal edenlerin refahını yükseltecek politikalar uygulanmasıdır. Bu politikaların etkin olarak yürütülmesi için de uygun idari ve teknik yapıların varlığı olmazsa olmaz bir gerekliliktir.
Ülkemizde tarım sektörüne yıllardır duyulan ilgi eksikliği ve doğru tarım politikalarının etkin olarak uygulanmaması tarımdaki sorunların artarak devam etmesine yol açmıştır. Tarımda sorunların temeline inebilen, sermayesi kuvvetli, sürdürülebilir ve rekabetçi politikalar yerine; köklü çözümler üretmeyen, yanlış ve günübirlik politikalar ile idare edilmeye çalışılmış, bu nedenle de Türk tarımı ve çiftçisi dünya ölçeğinde geri kalmıştır. Bu geri kalma süreci sonucunda da Türk çiftçisi üretemez hale gelerek tasfiye sürecine sokulmuştur.

Tarımla ilgili Bakanlığın adı ne olursa olsun, Türk tarımı ve Türk çiftçisi milli politikalar ile bu tasfiye sürecinden çıkarılıp, ülke ekonomisine katkı yapan, diğer sektörleri destekleyici ve güçlendirici politikaları uygulayacak bir yapıya kavuşturulmalıdır.

Bu Bakanlık, ülke tarımını ve çiftçisini doğru politikalar ile yönlendirmeli, destekleme politikalarını Türk tarımının durumu dikkate alınarak uygulamalı, çiftçimizin ve ürünlerimizin dünya ile rekabet edebilirliğini sağlamalı, gıda güvenliğini sağlamak için gıdanın, çiftlikten sofraya gelinceye kadar bütün aşamalarını izleyebilmeli ve denetleyebilmelidir.

Tarımla ilgili Bakanlık, hükümetlere göre değişen değil, sürdürülebilir bir milli tarım politikalarını etkin olarak uygulayacak şekilde yapılandırılmalıdır. Kısa, orta ve uzun vadede hedefleri olmalıdır. Bu hedeflerin sağlanması için;

- Tarımsal üretimi ekonomik anlamda sürdürülebilir ve rekabet edebilir bir yapıya kavuşturacak politikalar ortaya konulmalıdır.
- Geleneksel ve aile içi üretim anlayışından ekonomik ve altyapısı güçlü tarım işletmeciliği şekline dönüştürecek politikalar uygulanmalıdır.
- Gıda güvencesi sağlanmalıdır.
- Birincil üretimden tüketim aşamasına kadar gıda güvenliği sağlanmalı, bu süreçte izlenebilirlik ve kontroller etkin bir şekilde uygulanmalıdır.
- Tarımsal üretim maliyetlerinin düşürülmesine yönelik politikalar ortaya konulmalıdır.
- Tarımsal ürün fiyatlarının sağlıklı bir şekilde oluşmasını sağlayacak tedbirler alınmalıdır.
- Pazarlama sorunlarının çözümüne yönelik örgütlenme ve gerekli altyapılar kurulmalıdır.
- Ziraat mühendislerinin ve tarımla ilgili hizmet veren diğer meslek gruplarının etkinliğinin ve özlük haklarının iyileştirilmesi sağlanmalıdır.
Ülkemizde mevcut Tarım ve Köyişleri Bakanlığının bir kuruluş yasası bulunmamakta 441 sayılı KHK ile görevlerini sürdürmektedir. Tarımla ilgili Bakanlığın bir yasasının olması mutlaka gereklidir.
Yeniden yapılanma amacıyla Bakanlığın ismi kamuoyunda “Tarım ve Gıda Bakanlığı” olarak ifade edilmesi uygun görülmektedir. Çünkü, tarımsal üretim bitkisel, hayvansal ve su ürünleri kaynakları ve bu süreci izleyen bir üretim zincirini takiben yapılan bir ekonomik faaliyet sonuçta ürünler insan tüketimine sunulmak üzere ticareti yapılmaktadır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın yüklendiği misyon ve yürütmesi gereken görev ve hizmetler ile buna mukabil sahip olduğu idari ve teknik alt yapı dikkate alındığında, bunların birbiriyle örtüşmediği ve Bakanlık teşkilatının bir yeniden yapılanma ihtiyacı içinde olduğu muhakkaktır.

Bakanlık tarafından yürütülen tüm hizmetler, ülke geneline şamil olduğundan yapılanma merkez ve taşra teşkilatını birlikte kapsamalıdır. Merkezde oluşturulan Genel Müdürlüklerinin (ana hizmet) 81 İlde uygulayıcı izdüşümü taşra birimleri oluşturulmalıdır. Buna göre, merkezde kurulan Genel Müdürlüklerin dikey izdüşümü şubeleri illerde oluşturulmalıdır.


Bakanlık teşkilat yapısı yeni bir yaklaşımla ve çağdaş yeniliklere göre düzenlenmelidir. Bakanlık içinde oluşturulacak yeniden yapılanmada birimler arasında yetki kargaşası önlenmeli, ülke genelinde hizmetlerin etkin ve verimli olarak yürütülmesi sağlanmalıdır. Oluşturulacak ana hizmet birimleri konu bütünlüğünü sağlamalıdır. Bu arada, yetki, kaynak ve imkânlar belli bir kurumda toplanarak özellikle gıda kontrolü konusunda yerel idarelerle yaşanan yetki kargaşası önlenmelidir.
Risk analizleri konusunda, risk değerlendirmesi ve risk yönetiminin kurumsal olarak birbirinden ayrılması gerekmekte olup risk değerlendirmesi konusunda faaliyet gösteren EFSA benzeri bilimsel ve bağımsız yapıda bir “Ulusal Gıda İdaresi” ülkemizde kurulmalıdır.


Bakanlığın yenide yapılandırılmasında oluşturulması gereken ana hizmet Birimleri aşağıdaki şekilde belirlenmelidir.

1. Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Genel Müdürlüğü:

Bu genel müdürlüğün görev alanı; bitkisel üretimde verimliği ve ürün çeşitliliğini geliştirmek, bitkisel üretim teknikleri, tohum hizmetleri, üretim girdileri ve teknolojilerinin kullanım uygunluğunu ve standartlarını belirlemek, izin-tescil-sertifikasyon işlemlerini yürütmek, zirai karantina, ayrıca izin bunlarla ilgili her türlü eğitim ve araştırmayı yapmak, yaptırmak olmalıdır. Genel Müdürlük, bünyesinde ve taşra teşkilatında bağlı çalışacak personelin görev ve sorumluluklarını belirlemek ve personel hareketlerini teklif etmelidir.

2. Hayvansal Üretim ve Hayvan Sağlığı Genel Müdürlüğü:

Bu genel müdürlüğün görev alanı; hayvansal üretim, hayvancılık, hayvan hareketleri ve karantina, sertifikasyon, zoonoz, aşı-serum-ilaç üretim ve tescili, laboratuvar, hayvan refahı ve hayvan sağlığı hizmetlerinin daha etkin ve koordineli yürütülmesi amacıyla bir bütün halinde hayvancılık hizmetlerini kapsamalıdır. Ayrıca görevleriyle ilgili her türlü eğitim ve araştırmayı yapmak veya yaptırmaktır. Genel Müdürlük bünyesinde ve taşra teşkilatında bağlı çalışacak personelin görev ve sorumluluklarını belirlemek ve personel hareketlerini teklif etmelidir.



3. Gıda İşleri Genel Müdürlüğü:

Bu genel müdürlüğün görev alanı; gıda ve yem maddelerinin izin-tescil, denetim, kontrol ve laboratuvar hizmetlerini yürütmek, gıda-yem güvenliği ve kontrolü konusunda tüm önlemleri almak, politikalar oluşturmak, bu konularla ilgili usul ve esasları belirlemek, görevleriyle ilgili her türlü araştırmayı yapmak veya yaptırmaktır. Genel Müdürlük bünyesinde ve taşra teşkilatında bağlı çalışacak personelin görev ve sorumluluklarını belirlemek ve personel hareketlerini teklif etmelidir.

4. Su Ürünleri Genel Müdürlüğü

Bu genel müdürlüğün görev alanı; su ürünleri tescil, kontrolü konusunda tüm önlemleri almak, politikalar oluşturmak, tescil ve laboratuvar hizmetlerini yürütmek, denetlemek ve bu konularla ilgili usul ve esasları belirlemek, stok tespiti uygulama ve politikaları belirlemek ve uygulanmasını sağlamak, görevleriyle ilgili her türlü araştırmayı yapmak veya yaptırmaktır. Genel Müdürlük bünyesinde ve taşra teşkilatında bağlı çalışacak personelin görev ve sorumluluklarını belirlemek ve personel hareketlerini teklif etmelidir

5. Kırsal Kalkınma Genel Müdürlüğü

Bu genel müdürlüğün görev alanı; kırsal kalkınma kapsamındaki uygulamaları yapmak, tarım reformu çalışmaları, toprak ve sulama hizmetleri, arazi toplulaştırma hizmetleri, yayım, el sanatları faaliyetlerini yönlendirmek, kooperatifler, birlik ve diğer üretici örgütlerinin kurulmasına izin vermek, denetlenmesi ve tüm tarımsal desteklemeleri koordine etmek, toprak-su-gübre hizmetleri ile araştırmaları yapmak veya yaptırmaktır. Genel Müdürlük bünyesinde ve taşra teşkilatında bağlı çalışacak personelin görev ve sorumluluklarını belirlemek ve personel hareketlerini teklif etmelidir.

Bunların dışında Bakanlık bünyesindeki mevcut Personel Genel Müdürlüğü, AB ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı, İdari Mali İşler Dairesi Başkanlığı, Yayın Dairesi Başkanlığı gibi birimlerin daha etkin çalışabilmesi için diğer Bakanlıklardaki örnekler ve ihtiyaçları karşılama durumu da dikkate alınarak yeniden yapılandırılması gerekmektedir.

Diğer bütün kurumlarda mevcut olan, denetim ve rehberliğin yanı sıra taşra ve merkez teşkilatları arasında bütünlüğü sağlayan Teftiş Kurulu Başkanlığının kaldırıldığı, bu kurulda görev yapan Müfettişlerin Tarım Denetçisi kadrolarına atandığı görülmektedir. Ancak Tarım
Denetçilerinin ne yapacağı açıkça belirtilmemekle birlikte, Genel Müdürlüklerde hizmet birim amiri tarafından Çalışma ve Denetim Birimleri oluşturulacağı belirtilmekte olup, denetim kavramı ve şekli muğlak bırakılmış, diğer taraftan taşra için bir denetimden bahsedilmemiştir. Tarım Denetçiliği kadrosu ihdas edilmiş olmasına rağmen, tarım denetçilerinin ne iş yapacağı hususunda kanun tasarısında bir atıfta bulunulmamış olması, Teftiş Kurulu Başkanlığının fiilen yaptığı işlerden de vazgeçildiği anlamı taşımaktadır. Bu durumun suistimal ve yolsuzlukların önünü açacağında şüphe bulunmamaktadır. Teftiş Kurulu Başkanlığı Muhafaza Edilmelidir, diğer taraftan Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan kontrolörler aynı görev, hak ve işlevleri Kırsal Kalkınma Genel Müdürlüğü İçerisinde yer almalıdır.
Strateji Geliştirme Başkanlığı bünyesinde mevzuat Dairesi oluşturularak Bakanlık bünyesinde hazırlanan mevzuatın koordinasyonu yeniden etkin olarak sağlanmalıdır.

Ayrıca AB uyum çerçevesinde çıkartılan tarımla ilgili mevzuatlarda yapılacak değişikliklerin ülkemizin gerçek gereksinmelerini karşılayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. AB’ye üyelik konusundaki belirsizlikler bulunsa dahi yürütülen çalışmalar sayesinde, Türkiye’nin tarım ve gıda konusunda teknik ve idari alt yapısı güçleneceğinden, bölgesinde güçlü bir Türkiye olacağı kesindir. Bu nedenle, Ülkemiz tarım potansiyeli harekete geçirilerek ülkemizin, bölge ve dünya ülkeleri ile rekabet gücünün artırılması için gerekli politikaların uygulanması en akılcı yoldur. Tarım ve gıda konusunda ürün çeşitliliği ve pazar gücü açısından bölgesinde güçlü bir Türkiye’nin bulunması hayati öneme haizdir. Sürekli gelişen bir coğrafyada bulunan ve stratejik konumdaki Türkiye’nin, sağlıklı bir gıda güvenliği sistemine kavuşması gerekmektedir. Bu nedenle, Türk Milletinin, Türk tarımının ve Türk sanayicisinin korunması, gelişmesi ve dünya ile rekabet gücünün artırılması için yasal düzenlemelerin uygulamaya geçirilmesi gerekmektedir.

Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün toprak reformu açısından kapsadığı görevler ve işlevi stratejik önemini artırmaktadır. Bu nedenle Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Bakanlığın bağlı kuruluşu olarak hizmetlerini sürdürmelidir.

Bakanlığın yeniden yapılanması durumunda dikkate alınması gereken en önemli konuların başında daha iyi ve kaliteli hizmet üretebilmek için Bakanlık personelinin özlük haklarının iyileştirilmesi konusunda mutlaka düzenleme yapılmalıdır. Bakanlığın teknik ve idari kadrolarında uzun yıllar görev almış ve
büyük özveriyle çalışmış meslektaşlarımızın özlük haklarının iyileştirilmesi ile ücretleri konusunda daha yüksek olanaklara sahip diğer kurumlardaki meslektaşları eşitlenmesi sağlanmalıdır.

Bakanlıkta 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B ve 4/C statülerinde çalışan meslektaşlarımızın, ayrıca 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçi statüsünde çalışan meslektaşlarımızın sorularının çözülmesi için 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/A statüsüne geçirilmesi gerekmektedir.

Tarım ve Gıda Bakanlığı kanun tasarısında tarım uzman ve tarım uzman yardımcısı diye bir tabir var. Tarım uzmanı olmak için ziraat mühendisi olmayı gerektirmeyen, ingilizce bilen her hangi bir lisans mezunu olmak yeterli şeklinde bir yaklaşım vardır, yani hukukçu, iktisatçı, işletmeci v.s. tarım uzmanı olabiliyor. Bir hukukçu veya işletmeci sözde uzmanı olduğu tarım konusunda hangi çiftçinin sorunun çözecek gerçekten merak konusudur, mesleğimizin geleceği ile oynanmakta meslektaşlarımız tarım bakanlığında ve sahada uzaklaştırılmak istenmektedir. Bu yanlışlığın bir an önce düzeltilmesi gerekmektedir.

Diğer Bakanlıkların denetim alanı içerisinde bulunan (lisanslı depo, tarım satış kooperatifleri, köylere hizmet götürme birlikleri v.s) görevlerin Bakanlık bünyesinde toplanması gerekmektedir. Böylece tarımla ilgili tek bir otorite sağlanmış olacaktır.

PERSONEL ÖZLÜK HAKLARI İLE İLGİLİ GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİMİZ

1-Bu kanun tasarısında 1.Madde de belirtilen Tarım ve Köyişleri Bakanlığının “Görevi, yetki ve sorumlulukları” tanımlanmamıştır.
Gerekçe: Kanun tasarısında tanımlar kısmı olması gerekmektedir. En önemli tanım Bakanlığın yetki, görev ve sorumlulukları olup bu anlamda Bakanlığın, görev tanımı, yapacağı işlemler merkezi ve taşra birimleri çerçevesinde ayrı ayrı ifade edilmelidir.
2- Kanun tasarısı içerisinde yer alan Genel Müdürlüklerin kurulmasında 3046 sayılı Bakanlıkların kuruluşları hakkındaki kanunun 16.maddesine göre teşkilatlanmanın usul ve esaslarına uyulmamıştır.
Gerekçe: VI sayılı listede Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Merkez Teşkilatında iptal edilen kadrolardan ve ihdas edilen kadrolardan Daire Başkanlığı kadrosu 3046 sayılı kanunun Teşkilatlanma Esas ve usulleri başlıklı Bakanlık merkez teşkilatı ile bakanlık bağlı kuruluşlarının düzenlenmesinde uyulacak esas ve usuller bölümündeki 16.maddesinin j bendi “Görev ve hizmetin nitelik ve niceliğine göre en az üç şube müdürlüğü bulunmadıkça daire başkanlığı, en az üç daire başkanlığı bulunmadıkça genel müdürlük kurulamaz. Şubeler ihtiyaca göre şefliklere ve memurluklara bölünebilir.” hükmüne amir olduğundan Tarım ve Gıda Bakanlığının Merkez Teşkilatında kurulan birimlerde oluşturulacak Daire başkanlıklarının kurulmasında gerekli olan Şube Müdürlüğü kadrosu ihdas edilmediğinden söz konusu kanuna aykırıdır. Aynı gerekçe ile Genel Müdürlüklerin kurulması da bahse konu 3046 sayılı kanuna aykırıdır.

3- 6.Madde de atama (kadrolar ve Tarım Uzmanlığı başlıklı kısımda) 3 bendinde tarım uzmanı, uzman yardımcıları ve bahsi geçen diğer kadroların görev tanımları belirtilmemiştir.
Gerekçe: Tarım uzmanı, uzman yardımcılığı ve bahsi geçen diğer unvanlarla ilgili olarak personelin görev tanımları belirtilmelidir.


4-Aynı maddenin a,b, c bentlerine ilave olarak bakanlık içerisinde çalışanların tarım uzmanı ve uzman yardımcısı atanmasındaki yaş sınırının kaldırılması gerekir. Çünkü mevcut Sosyal Güvenlik Sisteminde emeklilik yaşı 65 olarak öngörülmüşken yaş kısıtlaması dışında kalan Bakanlık mevcut personelinin durumunun ne olacağı açık değildir.
5-Mevcut tasarıda iptal edilen kadrolar (1281 adet) ile ihdas edilen kadrolar (1385 adet) dikkate alındığında, bu rakam genel gerekçelerle ilgili bölümün 3. Paragrafının son bölümündeki rakamlarla uyuşmamaktadır. Çünkü iptal ve ihdas edilen kadrolarla ilgili “tasarruf ifadesi ölçülebilir değildir. Ayrıca tasarının madde gerekçeleri ile ilgili bölümünün 4. Maddesinde yer alan “kaynak israfını önleyecek tedbirlerin alınması” gerekçesinde yer alan tasarruf anlayışı ile de ters orantılıdır. Çünkü ihdas edilen kadro sayısı iptal edilenden yaklaşık %10 daha fazla olup, bunun da hangi tasarruf anlayışı ile bağdaştırılabileceği açık değildir.
GEÇİŞ HÜKÜMLERİ
Geçici 1.maddenin 2. fıkrasında belirtilen unvanların daha önceki (1982-1984-1990) yıllarında Bakanlığın yapmış olduğu reorganizasyonlardaki gibi şahsa bağlı olarak bırakılması gerekir. Çünkü bugüne kadar yapılan uygulamalarda mevcut kadrolarda çalışan personelin Anayasamızdan kaynaklı “kazanılmış hak” olgusunda değerlendirildiği ancak yeni tasarının hayata geçirilmesi ile personelin önemli bir kısmının bu hakları yitireceği ortadadır.
İkinci fıkrada yer alan “81 Tarım İl Müdürlüğü kadrosunun iptali ve bahse konu personelin Bakanlık Müşavirliği kadrosuna atanması” hususu kanun tasarısının dayandırılmaya çalışıldığı “Tasarruf anlayışı” ile uyuşmamaktadır. Çünkü Tarım ve Gıda İl Müdürlüğü’ne atanacak yeni personelin bütçeye ilave mali yükler yükleyeceği açıkken, önerimiz mevcut Tarım İl Müdürlerinin yeni oluşturulacak Tarım ve Gıda İl Müdürlüklerine atanması tasarruf anlayışı ve kamu yararı adına daha uygun olacağı düşünülmektedir.
Geçici 1.Maddenin 3. Fıkrasında belirtilen unvanlı kadroların şahsa bağlı olarak bırakılması gerekmektedir. Çünkü bugüne kadar yapılan uygulamalarda mevcut kadrolarda çalışan personelin Anayasamızdan kaynaklı “kazanılmış hak” olgusunda değerlendirildiği ancak yeni tasarının hayata geçirilmesi ile personelin önemli bir kısmının bu haklarını yitireceği ortadadır.
Söz konusu tasarının Geçici 1.maddesinin “3.fıkrasında sayılan unvanlardaki kadrolarda çalışanların kendi derece ve kademesine uygun kanun tasarısında ihdas edilmiş tarım uzmanlığı kadrolarına bir defaya mahsus olmak üzere imtihansız olarak atanırlar.” İfadesine yer verilmesi halinde mağduriyetler bir nevi önlenmiş olacaktır. Kaldı ki; söz konusu kanun tasarısının birinci maddesinin onuncu bendinde de böyle bir kadro ihdasına yer verilmiştir.
Sonuç olarak;
Öncelikle mevcut tasarıda Bakanlığın görev tanımı, çalışanların görev tanımı yapılmadığı için yeni taslakta ortaya koyulmaya çalışılan düzenleme mevcut 441 sayılı kanun hükmünde kararname ile oluşturulan düzenlemelerin dahi daha gerisindedir.
Yapılan kanun tasarısı personelin özlük hakları yönü ile bir avantaj sağlamamakta, aksine bazı kadro ve pozisyonda çalışan mevcut çalışanlar için hak kaybı doğurmaktadır.

Tasarı ile getirilmeye çalışılan bazı değişiklikler 3046 sayılı kanuna açıkça aykırıdır.

Mevcut Tarım Ve Köyişleri Bakanlığı, sanki özelleştirilen kamu kurumu gibi değerlendirilerek bazı unvanlarda yeni kadro ihdasları yapılarak 4046 sayılı kanun çerçevesinde işlem yapıldığı görülmektedir.
Teknik anlamda görev yapacak merkez birimleri arasında mevcut durumda yer alan hiyerarşik karmaşa yeni düzenlemede de devam etmekte hatta daha karmaşık hale getirilmektedir.


Tarımla ilgili hazırlanan tüm mevzuatlarda Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği ve diğer sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin mutlaka alınması gerekmektedir.

NOT:Personel ve Özlük Hakları İle İlgili Görüşümüz Türk Tarım ve Orman Sendikası ile birlikte hazırlanmıştır.


  BİRLİK ÇALIŞTAYI 2009 Kategorisindeki DiÄŸer BaÅŸlıklar
ZİRAAT MÜHENDİSLİĞİ MESLEĞİNİN DURUMU VE GELECEĞİ İLE İLGİLİ NELER YAPILABİLİR ?
HAVZA BAZLI ÜRETİM VE DESTEKLEME MODELİ BASIN BİLDİRİSİ