TÜRK DÜNYASI TARIM ve HAYVANCILIĞINA BİR BAKIŞ
12.07.2017
Birliğimiz üyesi Sayın Mazlum BAYRAMOĞLU'nun Türk Dünyasının Tarım ve Hayvancılığı hakkındaki görüşleri aşağıda özetle verilmiştir. Kendisine katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz.

TÜRK DÜNYASI TARIM ve HAYVANCILIĞINA BİR BAKIŞ 

                                                                                              Mazlum BAYRAMOĞLU

                                                                                              Ziraat Yük. Müh. (Zootekni)

 Türkiye

 Özellikle son zamanlarda et açığı gündemde en çok yer alan konuların başında gelmektedir. Görülmektedir ki, kalıcı çözümler yerine günü veya yakın geleceği kurtarma politikaları benimsenmiş durumdadır.

Zira Türkiye, et ihtiyacını karşılamak maksadıyla et tipi dişi damızlık uygulaması başlatmış gibi görünüyor. Görünüyor diyorum çünkü, proje köy ve çiftçi bazında plânlanmakla birlikte Bakanlığın taşra teşkilâtıyla istişare yapılmamış olmalı ki, seçilen köyler genellikle kıraç köyler olduğu gibi, çiftçiler de genellikle bu işin üstesinden geleceklerden öte gelişi-güzel seçilmiştir.

Bilindiği üzere, hayvancılığın olmazsa olmazı olan yonca vb. baklagillerden sulak arazide yüksek verim alınarak kârlı bir üretim yapılabilir. Yoncası, diğer yem bitkileri, hayvancılık ve hayvan besleme konusunda bilgisi ve hassasiyeti olmayan çiftçilerle söz konusu projeden beklenen faydanın sağlanması mümkün değildir.

Oysa meseleyi kökten çözmek için;

Türkiye’nin coğrafya ve iklim şartlarına göre kısa, orta ve uzun vadeli olarak Hükümetlere ve hatta Bakanlara göre değişmeyecek bir program/proje/projeksiyon ile Tarım İşletmeleri (TİGEM) görevlendirilmelidir. Şöyle ki, birinde Charollais (Şarole,) diğerinde Limousin (Limusin) olmak üzere iki TİGEM İŞLETMESİ sadece iş için düzenlenerek ilk adım atılmalıdır. 

Yurt dışından getirilecek düveler ilk doğumları için kendi ırklarıyla döllenerek saf Şarole ve Limuzin döller elde edilir ve bu şekilde elde edilen yavrulardan erkekleri besiye, dişilerse aynı maksatla kullanılmak üzere damızlığa ayrılır. Sonrasında yurt dışından getirilen ve birinci yavrularını buzağılayan analar, ikinci yavru için döl verimi ve geniş kalça yapısından dolayı doğum kolaylığı yüksek olan Blonde d’Aquitaine* spermasıyla döllenerek doğacak yavrulardan erkekler besiye, dişilerse Belçika Mavisi spermasıyla döllenerek tekrar bir melezlemeğe tabi tutulabilir.

Böylece bütün bu döllenmelerde doğan erkekler besiye, dişilerden Belçika Mavisi melezlerine gerek Blonde d’Aquitaine gerekse Belçika Mavisi sperması uygulamasıyla farklı çalışmalar da yapılabilir.

Ha, bu bir yazıdır ve yıllarını bu konulara ayırmış samimi bir uzman teklifidir. Dikkate alınır veya alınmaz. Kaldı ki, zaten harfiyyen uygulanacak diye bir iddia da söz konusu değildir. Ayrıca, belki başka fikirlerin gelişmesine de vesile olabilir. Ancak dikkate alındığı takdirde fazla değil beş yıl içinde nelerin değiştiğini görmek mümkündür. 

Türk Dünyası

Soy, dil ve kültür birliğinin yanı sıra Türkiye’nin ve Türk Dünyasının ortak çıkarları ve geleceği için karşılıklı münasebetler artırılarak, ortak faaliyet alanları oluşturulmalı ve bir şekilde bütünleşme yolları sağlanmalıdır. Ekonomik, sosyal vb. alanlarda yürütülecek olan bu çalışmalarda tarım ve hayvancılık konusu da öncelikle hiç vakit geçirilmeden uygulamaya sokulmalıdır.   

Türkiye’den konuya ilgi duyan idealist Ziraat Mühendisleri ve Veteriner Hekimlerden bir veya birkaç ekip oluşturularak Türk Dünyası Tarım ve Hayvancılığının mevcut durumu, problemleri yerinde incelenerek gerekli tespitler yapılmalı, bu tespitlere istinaden bu sektörlerde neler yapılabileceği hususu ele alınmalı, gerekli “Islah ve Geliştirme Projeleri” yapılmasının imkânları aranmalıdır.

Bunu yaparken tabiî ki Türk Dünyası konseptindeki bütün ülkelerin sözde değil gerçek uzmanlarının da gerek fikir gerekse uygulamalara katılımına açık olunmalı ve bilhassa sağlanmalıdır. Bu ekip veya ekipler, öncelikle mevcut Gen Kaynaklarını tespit edip bu kaynakların muhafazası için gereğini yapmalıdır.

Bilâhare yine uzman kadrolarla mevcut ırkların özellikleri, üstünlükleri, kusurları tespit edilmeli ve hangi yönde Islah veya Çevirme Melezlemesi gerekiyorsa ona göre proje yapılmalı ve uygulanmalıdır. Bu işin başkaca yolu da görünmüyor. 

______________________ 

* 4 -5 yaşlarında dahi yağlanmaz, eti değişime uğramaz, böylece et kalitesi aynı kalır.

 

İlgisi olabilecek diğer başlıklar
AB Müzakere Sürecinde Türk Tarımının Meseleleri..
Atatürk Orman Çiftliği Gerçeği..
Türk-İslam Dünyasının Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramını kutlarız
GELENEKSEL CUMARTESİ SOHBETLERİ- TÜRK DÜNYASI ÜZERİNE GEZİ NOTLARI
"TÜRK DÜNYASI ÜZERİNE GEZİ NOTLARI"
GELENEKSEL CUMARTESİ SOHBETLERİ- İYİ TARIM UYGULAMALARI
CUMARTESİ SOHBETLERİ'NİN KONUĞU PROF.DR. NUMAN AKMAN: “TARIMSAL ÜRETİM YAŞAMAKTIR”
TARIM ESKİ BAKANLARIMIZDAN MUSTAFA TAŞAR'I KAYBETTİK
TZYMB E-ÜYE
TZYMB E-ÜYE sistemine http://www.tzymb.org.tr/uye adresinden ulaşabilirsiniz.